İnsanın hayatı boyunca unutmadığı/unutamadığı birkaç anı vardır. Bu da onlardan biri. İyi de olsa kötüde; unutmak istemeseniz yada asla hatırlamak istememenizde kesinlikle hatırlana bir andır
(hafız kaybı vb olayları saymıyorum bile )Genç kızların en büyük hayallerine bir adım; ya da bayların çıkmaz sokağa girmeden önceki yan yolu. Kısaca “söz”.Biriyle hayatını paylaşma fikrini ailecek tasdiklenen durum.
24/04 tarihinde en yakın arkadaşlarımdan Elçin’in sözü vardı( başata bir söz dendi Ama nişandan farkı yoktu.)cumartesi gününe denk geldi.benim iş günüm .başta işten çıkıp giderim diyordum ama sonra o yorgunluktan sonra bide onca yol çekilmez dedim .ve o güne yıllık iznimi kullandım .neysem kızlarla kuaförde buluşacaktık.Mel ve Elçinle.
Elçin hanım saçına çıtçıtlı saçlardan taktırdı. Tüm saçlarını da iri dalga yaptırdı. Saçının tepesini kabartıp bir taç taktılar. Süper oldu.(zaten güzeldi bizim kızımız güzelliğine birazcık daha güzellik kattılar. Aman tahtaya vuralım nazar değmesin)
Elçin'in saçları yapılırken biz o kadar beklemeyelim diye mele ayrıldık. Önce bir şeyler atıştırmak için dürümcüye gittik. Sonra yakınlardaki Forum İstanbul’u gezdik. İyice bir dolaştıktan sonra mel için başka kuaföre gittik.(Elçin gittiği yer biraz pahalıydı.) O kuaförde de nişan için gelmişler. Tilki –kürk muhabbeti ilk kuaföre geri döndük. herneyse herkesin saçı yapıldı.(benim hariç ben yıkayıp kurutuyorum hemen fönlü gb duruyor başka seçeneğimde yok saçım acayip düz hiç şekil almıyor).bu kuaför elçinin her zaman gittiği bir kuaförmüş. Bakın ne yaptı. Tanıdık olduğu halde pahalı bir fiyat çıkardı. Kısın da yanında o kadar yokmuş kızcağız parasının gelmesi için bekledi kuaförde. Sonra getirirsin boş ver acelen vardır yok. Kızı kuaförde bekletti. Yani çok ayıp etti. Birde güya tanıdık olacak.
Kuaförden kurtulduktan sonra eve gittik. Mel ve ben giyindik. Sonra erkek tarafı gelmeden bir kurtlarımızı dökelim dedik. Elçin bizim yöre diye halayı yutturmaya çalıştıysa da biz anladık halay çektik. Oyunumuzu da oynadıktan sonra heyecanlı bekleyiş başladı. Ve erkek tarafı da geldi. Onlarda adetmiş. Yüzük takılmadan kız büyüklerin yanına geçmiyor. Elçin bizle beraber oda da kaldı. Sonra odamıza müstakbel damat teşvik ettiler. Sonra büyüklerimiz görüşmüşler, konuşmuşlar, gerilmişler(ben görümcenin yalancısıyım içeride çok gergin bir ortam var dedi )sonraki fasıl. Toplanma nedeni. Yüzük takma.
Yüzükler takıldı, büyüklerin elli öpüldü. Ve sonraki aşama. Pasta. Pasta kesildi. Çiftimiz birbirlerine yedirdi. Bilinen bir adettir artık. Hatta damat biraz fazla bile yedi. Sonra ikram faslı ve Mel’in sabırsızlıkla beklediği an. Pasta ikramı. Bir yiyişi var görmelisiniz. Hasretle sevgiyle.
Nedendir bilmiyorum. Hatta kim dedi onu da bilmiyorum. Sürü psikolojisinden kaynaklı olsa gerek. Hepimiz alt komşuya gittik. Neymiş efendim. Yüzükler takıldı şimdi orda oynayıp eğlenecekmişiz. Biliyorum çok abest bir durum hop birden aşağı indik. Ama aşağısı önceden kopmuş. Müzik son ses oynuyorlar, döktürüyorlar. Biz geldik; neşelerine neşe kattık. Sonra gene sürü psikolojisiyle yukarı çıktık. Neymiş elçin çağırıyormuş. Hepimiz yukarda eğlenecekmişiz. Aşağıdan teybi falan aldılar. Havaya girmeye başladı millet. Birazdan başlarına neler gelecek bilmiyorlar tabi. Tam bir komedi oldu bizim için. Mel ve Tuğba için durum biraz daha farklı.Olay şöyle yaşandı.Müzik başladı.Herkes ortaya çıktı ,oynamaya başladılar(Ben hariç .Ben o sırada olay anını videoya çekmekle meşguldüm) Herşey başta güzeldi oturanlar tempo tutuyor,oynayanlar kurtlarını döküyor.Sorun yok ama birden tek tek oynayanlar oturmaya başladı. Grup yavaş yavaş kan kaybediyordu. Nedendir bilmiyorum millet teker teker usulcacık yerlerine oturmaya başladı.10 kişi ,7 kişi,5 kişi ve ortada kalan 2 kişi.Tabikidem mel ve tuğba. Ama durum şu kimse onlara bakmıyor,ilgilenmiyor, hatta bazıları sıkılmış bir vaziyete. Sanki orda yoklar.bizim iki kafadar da halen ama utana sıkıla oynamaya devam ediyor. Ne oluyor ya ?Nerdeyiz?Biraz da dumur vaziyette...Sonra baktılar durum kötü onlarda usulcacık oturuverdiler. Daha doğrusu yan odaya usulcacık bir kaçış oldu.Vee olan olmuş, biten bittikten sonra başladı dedikodu kazanı dönmeye. Mel ve ben başladık kim ne giymiş nasıl davrandı ,görümce nasıl ,fln fln. Sonradan bi saate baktık ki saat geç olmuş .Ev uzak ve vesait bulamayacağım için o gece Mellerde kalacaktım. Babası 11.30 da bizi alacaktı. Baktık saat buçuk çok güzel eğlendik içtik ama bize müsade dedik ve kalktık .Mellere gidince hemen videoları ve fotoları bilgisayara attık. Çok güzle bir gün geçirdik .Sözden ziyade nişan olmuştu.
Buradan İhsan ve Elçin’e hayat boyu mutluluklar diliyorum . hayatlarında sevgi ve saygı hiç eksik olmasın !
NOT= Bu yazıyı daha erken yazacaktım ama evde int. bağlantı sorunu olduğundan gönderemedim.(Bu not Mel'e)
8 Mayıs 2010 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)







2 yorum:
MELciğim hatırlamadığım varsa sen eklersin artık
haha fasla detaya bile girmişin resil oldgum anları yasmasaydın bari :p gercekten cok gusel bi gundü. ikisine de bir ömür mutluluklar diliyorum..
Yorum Gönder